top of page

HAK OLANI BİLMEDEN ADALETLİ OLAMAZSIN

Bedel-Kader ve Adalet: Bu hayatta, inandıklarının bedelini ödediğin gibi inanmadıklarının da bedelini ödersin, yaptıklarının bedelini ödediğin gibi yapmadıklarının da bedelini ödersin, yediğin şeylerin bedelini ödediğin gibi yemediğin şeylerin bedelini ödersin. Yani her türlü bedel ödersin sevgili dostum, istisnası yoktur. 


İnsanoğlunun çilesi ve ödediği bedeller bitmez, bitti sandığın anda şekil değiştirir. Mademki her türlü bedel ödeyeceksin o halde şu andaki durum ve konjonktürüne uygun en iyi ve doğru seçimleri yapma gayreti içinde olmalısın ki ödenen bedeller boşa gitmesin. Hem zaten bir gün seçimlerin KOŞULLARDAN



daha önemli olduğunu anlayacağız. Hep hatırla doğru bedelleri ödemek insanı aslanlar gibi güçlendirir.


 Her durumda kurban rolüne girmeden, suçlama zan ve önyargılardan uzaklaşarak umudunu ve hayallerini korumalı, süper kahramanı beklemeyi bırakıp, sana yardım edecek kişinin aynada gördüğün kişiden başkası olmadığını bilerek, sabır ile çalışmaya ve büyük hayaller kurmaya devam etmeli ve bu sıradaki gerekli bedelleri ödemeye talip olmalısın. Bedel ödemek sorumluluk almaktır, bedel ödemek maddi ve manevi kaynaklarından vermektir. Ciddi anlamda bir disiplin içinde çok çalıştığında farkındalığının arttığını ve zekanın da geliştiğini görecek böylece, kaderin ağlarını oluşturan seçimlerinin sırrını yakalayacak ve bu sayede bir yüzleşme başlayacaktır, kendine dürüst olarak yaptığın itirafların ve kabullenmelerin seni ne kadar özgürleştirdiğini ve bir üst seviyeye taşıdığını ödenen bedellerin boşa gitmediğini heyecanla hissedeceksin.


Unutma; kurtuluş ve rahatlık sadece umutlu kalplere gelir. Hayattan beklentin olmasın, kendinden beklentin olsun, önemli olan biz hayata ne veriyoruz? Bizi biz yapan hayata verdiklerimizdir. Hayattan bir şey bekleyenler tarih olurlar, hayat bir şey verenler tarih yazarlar. Seçim senin, hangi taraftaki bedeli ödeyeceksin? Kader ağlarını ona göre örüp şekillendirecek.


Sürekli hayat adil değil deyip durma, bu çevresel körlüktür dostum. Bu zihin yapısı zamanla seni hareketsiz ve eylemsiz durma sokar. Hayat nötürdür, yani ne adildir ne de adaletsizdir, bir nevi bize göre şekillenir. İnsanlar yani biz adil değiliz biz adil olduğumuzda hayat da kendiliğinden adil olacaktır zaten. Karşı takımı, partiyi, düşünceyi, akraba ve arkadaşlarımızı eleştirirken bile hep biz haklıyız, onlar hep haksız, böyle bir şey olabilir mi? sürekli adaletin kılıcı hep bizim tarafımıza nasıl haklı çıkabilir? Adaletin ne olduğunu ve aklımızı kullanmayı öğrenmeliyiz, hak olanı bilmeden adaletli olmazsın, bilmemek bizi sorumluluktan kurtarmayacak dolayısıyla bu iş ekmek su kadar önemlidir . Bilmeliyiz ki “Allah aklını kullanmayanların üstüne pislik yağdırırdır.” Artık hepimiz biliyoruz, insan düzeldiğinde dünya da düzeliyor. Bende bu yazıyı kendini sürekli düzletmeye ve adaletli bir insan olmaya çalışan bir dostunuz olarak, hem kendime bir hatırlatma hem de sizler ile paylaşmak için yazdım. 


Sevgilerimle,

 İlkay,

37 görüntüleme6 yorum
bottom of page