|
| Devamı... |
|
Yazan: ilkay tercan |
26.09.2006 10:38:54 |
|
 |
|
KİŞİSEL GELİŞİM |
KİŞİSEL GELİŞİM VE SANAT
Kişisel gelişim son dönemlerde oldukça popüler oldu, ülkemizde birşey popüler olmaya görsün, hemen bu alandan nasıl rant elde edebilirim diyen işi bilmeyen bir sürü uyanık ortaya çıkıyor, Kişisel Gelişimci oluyor, NLP uzmanı oluyor, Hipnoz uzmanı oluyor vs. sonrada meraklı kişilerin paracıklarını o kişilere hiçbir şey katmayan tamamen teorik ve ezber eğitimlerle ceplerine indiriyor. Bu durum acıkcası Kişisel gelişim ile uğraşan birisi olarak benimde midemde sancılar meydana getirmedi değil. İzleyin bakın, yakın bir zamanda illüzyon biraz daha popüler olsun, eline 2 alet alan bir sürü illüzyon sanatçısıyım diye geçinen uyanıklar piyasayı doldurup bu alandan rant elde etmeye çalışacaklardır.
Tüm bunların sonucunda, bu çok önemli olan iki konu insanların gözünde değersizleşme trendine girebilecektir.
Kişisel gelişimsiz ve Sanatsız bir hayatın sıradan yaşamayı tercih etmek ya da mümin Sekman’ın deyimiyle istastistik insanı olarak yaşamak olduğuna inanıyorum, eski bilgeler Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur demişler, hayat tercihlerden ibarettir, yarınımızı ve geleceğimizi şans-tesadüf-talih gibi saçmalıklar değil, dünden ve bugünden yaptığımız Bilinçli tercihlerimiz meydana getirir. Dikkat ederseniz Bilinçli tercihlerden bahsediyorum, kişisel gelişimin ve sanatın vizyonumuzu artırarak bize daha kaliteli bilinçli tercihler yaptıracağına inanıyorum.
Kişisel gelişimin birçok tanımı yapılabilir, tüm bunların özünde insanın kendini bilmesi/tanıması yatar, evet kişisel gelişim kısaca kendini bilmektir, bilinç düzeyini yükseltmektir, bilge olmaktır, farkındalığı açmak, hissederek ve paylaşarak çoşkulu bir yaşam sürmektir.
Bana yaşamın en kolay ve en zor sorusu nedir? Diye sorsanız, size; Kendini bilmek, derim.
İlk kulağa gelişte çok kolay gibi geliyor, kendimi elbette biliyorum diyor insan, oysa bu tamamen bir yanılgıdan ibaret, insan çoğu zaman gerçekte ne istediğini bile bilmiyor, çoğu zaman istediğimiz şeyler gerçekten istediğimiz şeyler değildir , annemiz babamız, öğretmenlerimi, arkadaşlarımız veya baskısı altında bulunduğumuz sosyal gruplar onu istediği için biz o şeyi istiyoruzdur, fakat kendi isteğimiz zannederiz ve ona sahip çıkarız fazla sorgulamayız, zordur sorgulamak zira sorguladığımız şeyler altından kabul edemeyeceğimiz, bizi düşündürecek, üzecek düzenimizi bozacak, uğraştıracak acı gerçekler çıkabilir, bu durumda sorgulamadan yaşamak en kolay olandır, oysa sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez değil mi?
Bazen Yaşam Sihirbazı eğitimlerimde bilinçli olarak- kimse kendisini bilmiyor, diye ortaya bir laf atarım ki birileri atlasın, bazıları -olur mu?- ben kendimi biliyorum , diye çıkışır, o kişilere Şöyle bir soru sorarım; Geçen hafta veya bundan önce izlediğiniz bir film veya bir dizi her neyse onu bana anlatabilir misiniz? Genelde istersek yarım saat bile anlatabileceklerini söylerler hatta anlatmaya başlarlar, o zaman saatime bakarak şöyle derim…-Süreniz başladı bana kendinizi 10 dakika anlatınız lütfen ? İnanın henüz 20-30 saniyeyi geçen olmadı, şimdi hemen saatinize bakın ve kendinizi kendinize anlatmaya başlayın, kimsiniz siz? Bir evren kadar mükemmel ve karmaşık ve de yüzlerce duygusu olan bu insanı anlatın kendinize, gerçekten 30 saniyeyi geçtiyseniz tebrik ediyorum siz kendinizi geliştirmiş özel bir insansınız. İnsanın kendini bilmesi Dünyadaki en zor iştir ve belkide yaşamın anlamı kendini bilmektir, kendini bilmek sonsuza uzanan bir mükemellik yoludur, amaç yolun sonunu bulmak değil, sürekli olarak yolda gelişerek yürüyebilmektir.
Matrix filiminde hocası öğrencisine Cehalet mutluluktur Neo der, zira cehalet olgusunda kişi bilmediğinide bilmez durumdadır , bilmediğimiz sürece sorumluluk duygusu olmayacağından bu mutluluk duygusu verebilir, diğer yandan bu tip insanlar, başına gelen herşeyi şans ve tesadüf ile açıklar dolayısıyla da hayatından hep şikayet eder, bilinç düzeyi yükseldikçe insanlardaki şikayetler azalmaya, eylemler artmaya, maddi ve manevi hedefler büyümeye başlar, yaşamdan alınan haz kalitesi yükselir, yorgunluk, engel ve acılar bizi olgunlaştıran ve çoşturan ilaçlar yerine geçer.
Sanat ruhumuza hitap eder ve bizi olgunlaştırır, ben sanatımı keşfederken hep kendimi keşfettiğimi görmüşümdür, bu açıdan illüzyon sanatını kendimi tanımama yardımcı olduğu ve beni özgürleştirdiği için çok seviyorum.
Tolstoy Sanat adlı kitabında sanatçının kendini ve toplumu bilen fikir üretebilen fedakar bir insan olduğunu söyler, tüm bunlar için insanın kişisel gelişimini ve bilgi birikim düzeyini artırmasının gerekliliği aşikar olarak ortaya çıkmaktadır.
Kişisel gelişim ile uğraşmam, hem kendimi hem de sanatımı daha iyi tanıma ve geliştirmeye çok yardımcı olmuştur, herhangi bir sanat dalı ile uğraşmanın kendimizi tanıma yolculuğunda bize çok yardımcı olduğu açık, ben illüzyon sanatını seçtim sizler başka bir sanat dalını seçersiniz, yolumuz mutlaka sizinle çakışacaktır.
En önemlisi; Gelişimin sonsuz olduğuna inanmak muhteşem bir duygu, tüm bunlardan sonra yaşamın gerçekten bir sihir olduğunu anlıyorsunuz halbuki benim sahnede yaptığım herşey bir oyun bir yanılsama, oysa gerçek yaşamımda yaptığım herşey bir Sihir.
Örneğin bir insanın kalbini kazanmak sihirdir, sahnede boş elinizden Güvercin meydana getirmek sadece kurgusu önceden hazırlanmış bir illüzyondur, Bir çocuk doğurmak gerçek ve aşikar bir sihirdir, oysa sahnede uçmak sanal bir illüzyon oyunudur. Taşı toprağı seramiğe yada bilgisayara çevirmek veya bir ağacı kitaba dönüştürmek bir sihir, sahnede mendili bastona dönüştürmek bir yanılsamadır….
Evet yaşam bir sihirdir ve sihirbaz sizlersiniz, sihire inanırsanız sihirli şeyler gerçekleştirir ve sihirli bir yaşam sürersiniz, gelişim dolu sihirli bir yaşam sürmeniz dileğiyle.
Son Sihirli Söz: Hayatını şansa bırakmadığın andan itibaren genelde şanslı olursun.
Sihirle kalın mutlu kalın,
İlkay Tercan
Lord of the Cards
İstanbul/Pendik-2006 |
|
|
Bu Makale 1054
Kez Okunmuş. |
|
|